Archive for the ‘Sağlık’ Category

Mantar zehirlenmelerine dikkat

Salı, Ekim 21st, 2008

Selçuk Üniversitesi Mantarcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celaleddin Öztürk, halkın bilmediği mantar türlerini tüketmemesi veya bu konuda uzman kişilere danışarak tüketme yolunu seçmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Celaleddin Öztürk, gerek farklı yapıları, gerekse besleyici özellikleri bakımından mantarlara ilginin geçmişten günümüze süregeldiğini belirtti.

Bu ilgiye bağlı olarak mantarlar üzerinde anatomik, fizyolojik ve kültür çalışmaları yapılageldiğini, bu çalışmalar sonucunda mantarların mükemmel bir besin kaynağı olduğunun tespit edildiğini ifade eden Öztürk, “Özellikle de yağ oranının yok denecek kadar az olması, bunun yanında insan vücudu için gerekli temel maddelerden protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin bakımından zengin
olması, mantarları diyet ürünü olarak ön plana çıkarmıştır” dedi.

Bu özelliklerinden dolayı mantarın Avrupa pazarında geniş yer bulduğunu dile getiren Prof. Dr. Öztürk, ülkemizde de son yıllarda artan çalışmalar, yazılı ve görsel basında konuyla ilgili çıkan haberlerin mantarlara olan ilgiyi artırdığını kaydetti.

Prof. Dr. Öztürk, artan bu ilgiyle birlikte ülkemizde kültür mantarcılığının bir endüstri kolu haline geldiğine işaret ederek, bunun yanında doğal olarak yetişen mantarların da besin ve ticari ürün olarak kullanılmaya başlandığını anlattı.

Doğada yetişen mantarların gerek dikkatsizlik gerekse bilinçsiz şekilde toplanıp tüketilmesiyle zehirlenmelerin olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztürk, bu zehirlenmelere bağlı ölümlerin de ortaya çıktığını vurguladı.

Halkı bilmediği mantar türlerini tüketmemeleri veya bu konuda uzman kişilere danışarak tüketme yolunu seçmeleri yönünde uyaran Prof. Dr. Öztürk, “İçinde bulunduğumuz mevsimde tabii mantarların bol miktarda toplanıp tüketilmesi zaman zaman zehirlenmelere yol açmaktadır. Özellikle ‘dede mantarı’, ‘öldürücü yeşil şapka, ‘köy göçüren’ isimleriyle bilinen mantar türleri, öldürücü etkiye sahiptir. Bu nedenle emin olunmayan mantarların tüketilmemesi çok önemlidir” dedi.

Mantar hakkında yanlış bilinenler

Doğada yetişen 200 kadar zehirli mantar türü bulunduğunu, bunlardan 10 kadarının öldürücü etkiye sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Öztürk, “Yapılması gereken insanlarımızı yazılı ve görsel medyayla ya da eğitim yoluyla zehirli mantarlar konusunda bilinçlendirmektir. ‘Mantar pişirilirken içine gümüş kaşık veya yüzük sokulur, siyahlaşırsa zehirlidir, mantarın yanında veya yakınında demir parçası varsa o mantar zehirlidir, ağaç üzerindeki mantarlar yenir, zehirlisi yoktur, böceklerin yediği mantarlar zehirli değildir’ gibi hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan yanlış inanışlardan insanlar kurtarılmalıdır. Bu konulara dikkat etmek şartıyla mantarların beslenmemizde çok önemli yeri olduğu ve tüketilmesinde bir sakınca olmadığı bilinmelidir” dedi.

Kriz uyku kaçırıyor

Salı, Ekim 14th, 2008

Ekonomi hakkındaki endişeler İngiltere’de nüfusun yarısına yakın bir bölümünün uykularını kaçırıyor.

NetDoctor adlı internet sağlık sitesinin 1000 kadın ve erkeği kapsayan araştırmasına yanıt verenlerin yarısına yakın bir bölümü bir yıl öncesine kıyasla daha kötü uyuduklarını söylediler.

Ankete katılanların beşte biri gecede beş saatten az uyuduklarını söylerken, dörtte biri ise bir gecede üç defadan fazla uyandıklarını belirtti.

Araştırmaya katılanların üçte ikisi uykusuzluğun başlıca nedeni olarak para ve iş konusundaki duydukları stres ve endişeleri gösterdi.

Uykusuzluğun bir başka nedeni ise horlama. Ankete katılanların yüzde 30’u partnerlerinin horlaması nedeniyle bütün gece uyuyamaktan şikayetçi oldu.

Internette yapılan ankete yanıt verenlerin yarısı mümkün olsaydı gecede sekiz saatten daha fazla uyumak istediklerini söylediler.

Ancak sadece yüzde 17’sinin bunu başarabildiği belirlendi.

Nobel’lilerin endişesi

Perşembe, Ekim 9th, 2008

AIDS’e yol açan virüs olan HIV’i keşfettikleri için bu yılki Nobel Tıp ödülünün sahiplerinden olan iki Fransız bilim adamı, global mali krizin, hastalıkla savaşın finansmanında kesintiye sebebiyet vermesi endişesi taşıdıklarını belirtti.

Françoise Barre-Sinoussi ve Luc Montagnier, endişelerini Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yle de paylaştıklarını kaydetti. Sarkozy’ye, Afrika’da AIDS hastalarına bedava dağıtılan ilaçların genellikle AIDS küresel fonu tarafından karşılandığını anlattıklarını aktaran bilim insanları, bu uygulamanın aynı şekilde devam edip etmeyeceğini sorduklarını da sözlerine ekledi.

Barre-Sinoussi ve Montagnier, HIV’i 1983 yılında keşfetmişti.

Vantilatör’ün faydası

Salı, Ekim 7th, 2008

ABD’de yapılan bir araştırma, havasız bir bebek odasına yerleştirilen vantilatörün ani bebek ölümleri riskini azaltabileceğini ortaya koydu.

Özel bir kuruluş olan Kaiser Permanente araştırmacılarından Dr. Kimberly Coleman-Phox, iyi havalandırılmış bir odayla (1 aylık ile 1 yaş arasındaki bebek ölümlerinin birinci nedeni olan) ani bebek ölümü sendromu riski arasındaki olası bağlantının yeterince incelenmediğini söyledi.

Bebekleri ani bebek ölümü sendromu yüzünden ölen 185 anne ve rastgele seçilmiş bebek sahibi 312 anneden bilgi toplayan Coleman-Phox, bu kadınlara, vantilatör, emzik kullanıp kullanmadıkları, uyuduğu zaman bebeklerinin odasının camının açık olup olmadığı, yatak şiltelerinin ölçüleri, kullanılan yastık tipi ve sayısı ve oda sıcaklığı gibi sorular yöneltildiğini anlattı.

Araştırma sonucunda, odasında vantilatör bulunan bebeklerdeki beşik ölümleri riskinin vantilatörsüz odada uyuyan bebeklere nazaran yüzde 72 daha azalattığının ortaya çıktığı belirtildi.

Odanın yeterince havalandırılmamasının, bebeğin burnu ve ağzı etrafındaki karbondioksit toplanmasını kolaylaştırabileceği, bunun da bebeğin yeniden karbondioksit soluması riskini artırabileceği belirtilen araştırmada, odadaki hava dolaşımının ani bebek ölümleri riskini azaltabileceğine işaret edildi.

Araştırma, Archives of Pediatrics and Adolescent Medicine dergisinin 7 Ekim sayısında yayımlandı.

Grip aşısı çağrısı

Pazar, Ekim 5th, 2008

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Meda Kondolot, 6 ay-5 yaş grubundaki çocuklar ile prematüre doğan, kronik akciğer hastalığı, astım, böbrek ve kalp problemi olan çocukların mutlaka grip aşısı olması gerektiğini söyledi.

Kondolot, yaptığı açıklamada, risk gurubundaki çocuklara grip aşısını eylül ayından itibaren yapmaya başladıklarını bildirdi.

Grip aşısının şubat ayına kadar yapılabileceğini ifade eden Kondolot, “Grip aşıları her yıl yapılıyor. Yaşa göre dozu ve sayısı da değişebiliyor. Genellikle 9 yaşına kadar ilk kez yaptığımızda 1 ay arayla 2 doz yapıyoruz. Daha sonraki yıllarda yapmamız gerekirse tek doz yapıyoruz. 6 ay-3 yaş arası çocuklara ise eğer ilk kez aşı yapılacaksa yarım doz yapıyoruz, ama 1 ay arayla 2 kez aşılıyoruz. Daha önce aşı yapılmışsa da sonraki yıllarda tek doz yapılmaya devam ediliyor” dedi.

Kondolot, grip aşısı yapılmasının “bir daha üst solunum yolu enfeksiyonu, nezle ya da grip geçirilmeyeceği” anlamına gelmediğini, enfeksiyona neden olan yüzlerce virüs bulunduğunu, bu nedenle aşının sadece o yıl ağır seyredecek gripten koruduğunu belirtti.

Grip aşısını 6. aydan itibaren bütün çocuklara yapılabildiğini bildiren Dr. Meda Kondolot, şöyle devam etti: “6 ay-5 yaş grubundaki çocuklar ile prematüre doğan, kronik akciğer hastalığı, astım, böbrek ve kalp problemi olan çocuklar mutlaka grip aşısı olmalıdır. Çünkü bu gruptaki çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu sık görülmektedir.

Bağışıklık sistemi yeterince gelişmeyenlerin de doktorlarına başvurarak grip aşısı yaptırmaları gerekiyor. Bazı metabolik hastalıkları olanlar da grip enfeksiyonu açısından risklidir. Aynı zamanda evde küçük bebek ya da bu hastalıkları taşıyan biri olduğu zaman diğer aile bireyleri ile anne ve babaya da grip aşısını öneriyoruz.”

Kondolot, sağlık personelinin de risk grubundu bulunduğuna dikkat çekerek, bu kişilerin de mutlaka grip aşısı olması gerektiğini bildirdi.

Halk arasında nezle ve gribin birbirine karıştırıldığına dikkati çeken Dr. Kondolot, “Nezle birkaç gün süren burun akıntısı, hapşırık, öksürük ile karakterize bir hastalıktır. Gribin ise baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı gibi daha sistemik belirtileri var” dedi.

Yan etkisiz aşı olmadığını belirten Kondolot, grip aşısı yapılan yerde kızarıklık, ağrı ve şişlik görülebilileceğini, halsizlik, kas ve baş ağrısı ile iştahsızlık gibi geçici sistemik belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.


Bilim ve Teknoloji Dünya Ekonomi Kültür Sanat Sağlık Spor Türkiye Yaşam
Link Değişimi: abiye - evden eve nakliyat - - evden eve nakliyat - - islami sohbet dini sohbet bayanlarla sohbet - film izle film fragmanları - IRCForum - ilginç tasarımlar - --- forum - turkish girls - turkish delight - Lig tv İzle - ünlüler frikik - Liseli Kızlar - diziler - seks porno izle - Melekler Korusun - Gece Gündüz - üniversite li yozgatlılar -