Archive for the ‘Ekonomi’ Category

Dolar 6 yılın zirvesinde

Perşembe, Ekim 23rd, 2008

Asya ve Avrupa borsalarındaki büyük düşüşler Türkiye’yi de etkiliyor. Türkiye para piyasaları son yılların en hareketli günlerini yaşıyor.

Dünya ekonomisini sarsan krizin etkisiyle hızla yukarı-aşağı dalgalanan döviz piyasası ve borsa gün içersinde adeta başdöndürdü.

Dolar kuru bir ara son 6 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, faizler de 4 yılın zirvesini gördü. Avrupa borsalarındaki düşüş ise yüzde 4′leri aştı.

Yatırımcıların ekonomilere dair endişelerinin dinmemesi Londra, Paris ve Frankfurt borsalarının yüzde 4′ün üzerinde kayıp yaşamasına neden oldu.

Türkiye’de ise güne 1.72 YTL ile rekor seviyelerden başlayan dolar kuru, Merkez Bankası‘nın “piyasaya müdahale etmek için her tür olanağım var” açıklamasıyla düşmeye başladı.

Ancak Maliye Bakanı Kemal Unakıtan‘ın, “Bono yatırımcılarına vergi indirimi yok ve mevduat güvencesi şu anda gündemde değil” açıklaması moralleri bozdu.

Dolar kuru bu açıklamaların ardından hızla tırmanarak 1.74 YTL seviyelerine kadar fırladı ve 2001 krizinin ardından zirve yaptığı günlerden bu yana en yüksek değerine ulaştı.

Ancak daha sonra dünyanın önde gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Standard and Poor’s’un (SandP) Rusya’nın aksine Türkiye’nin kredi görünümünü negatife çevirmeyip, ekonominin iyi durumda olduğunu açıklaması piyasalara iyi moral oldu. Kur gerileyerek 1.70 YTL seviyelerine indi.

Kapalıçarşı’da döviz…

İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1.7050 YTL, euro’nun satış fiyatı 2.1750 YTL oldu.

Piyasanın kapanışı itibarıyla Kapalıçarşı’da 1.7000 YTL’den alınan dolar 1.7050 YTL’den satılıyor. 2.1700 YTL’den alınan euro’nun satış fiyatı ise 2.1750 YTL düzeyinde bulunuyor.

Serbest piyasada önceki kapanışta 1.6400 YTL olan dolar güne 1.6970 YTL’den, 2.1060 YTL olan euro 2.1700 YTL’den başlamıştı.

İMKB’DE SON DURUM…

Dünya borsalarındaki gelişmeleri takip ederek yüzde 5′in üzerinde kayıplar yaşayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) da bu açıklamanın ardından az da olsa toparlandı.

İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 93,75 puan artarak 25.040,81 puandan kapandı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,38 oldu.

İlk seanstaki 677,21 puanlık düşüş dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 583,46 puan geriledi. Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 2,28 düşüş kaydetti.

Endeks ikinci seansa, önceki kapanışa göre 283,19 puan düşerek 24.663,87 puandan başladı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 1,14 oranında değer yitirdi.

İMKB’de birinci seansın seyri…

Endeks, dün ikinci seans kapanışına göre 677,21 puan düşerek günün ilk yarısını 24.947,06 puandan tamamladı. Birinci seansta, hisse senetlerinin ortalama değer kaybı yüzde 2,64 oldu.

Dün 25.624,27 puandan kapanan İMKB Ulusal 100 Endeksi, ilk seansa 132,87 puan düşerek 25.491,40 puandan başladı.

İlk yarıyı 25.744,03 puandan geçen endeks, en düşük 24.907,31 puana kadar gerilerken, en yüksek olarak 26.021,11 puanı gördü.

Seans sonunda mali endeks 1.146,21 puan düşerek 33.111,05 puana, sanayi endeksi 559,17 puan düşerek 20.664,08 puana ve hizmetler endeksi 226,06 puan düşerek 20.896,91 puana indi.

Böylece, önceki kapanışa göre mali grup hisseler ortalama yüzde 3,35 oranında, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 2,63 oranında ve hizmetler grubu hisseler ortalama yüzde 1,07 oranında değer yitirdi.

Birinci seansta işlem gören toplam 313 hisse senedinden 17’si değer kazandı, 262 hisse değer yitirdi, 34 hissenin değerinde değişim olmadı.

Birinci seansta 773 milyon 438 bin 360 YTL’lik işlem hacmi oluştu. En çok işlem gören hisse senetleri Garanti Bankası, Vakıfbank, İş Bankası (C), Yapı ve Kredi Bankası ve Halkbank oldu.

New York borsası yükselişle açıldı

New York Borsası yükselişle açıldı. Borsada Dow Jones Endeksi düne göre 85 puan artarak 8.604 puana yükseldi. Nasdaq Bileşik Endeksi de açılışta yüzde 0.84 arttı.

PPK faizleri değiştirmedi

Çarşamba, Ekim 22nd, 2008

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16,75′te sabit tutarken, borç verme faiz oranını yarım puan düşürerek yüzde 19,75′e indirdi.

Ayrıca, geç likidite penceresi uygulaması çerçevesinde, bankalararası para piyasasında 16.00-17.00 saatleri arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12,75′de sabit tutuldu.

Borç verme faiz oranı ise yüzde 23,25′den yüzde 22,75′e düşürüldü.

Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise yüzde 19,25′den yüzde 18,75′e indirildi.

Para Politikası Kurulunun bugünkü toplantısına ilişkin yapılan açıklamaya göre, toplantıya Başkan Durmuş Yılmaz ile üyeler Erdem Başçı, Burhan Göklemez, M. İbrahim Turhan, Abdullah Yavaş ve Mehmet Yörükoğlu katıldı.

“Kararlar küresel piyasalara göre…”

Kuruldan yapılan açıklamada, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleştiğine işaret ettiği bildirildi.

Uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların iç ve dış talebi sınırlamaya devam edeceği ifade edilen açıklamada, yakın dönemde döviz kurlarında gözlenen hareketlerin enflasyon üzerinde oluşturduğu etkinin, gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ve petrol fiyatlarında gözlenen keskin düşüş ile telafi edileceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu çerçevede, gelinen aşamada orta vadeli enflasyon tahminlerinde önemli bir değişiklik öngörülmediğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

“Enflasyonun ekim ayında gıda fiyatlarındaki oynaklıktan kaynaklı geçici ve sınırlı bir artış göstermesi, orta vadede ise kademeli olarak düşmeye devam etmesi beklenmektedir. Bununla birlikte, son dönemde küresel belirsizliklerin artarak devam etmesi, gerek enflasyon tahminlerinde gerekse para politikası kararlarında temkinli olmayı gerektirmektedir.

Bu çerçevede Kurul, para politikası açısından temel gösterge olan borçlanma faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmezken, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek potansiyel oynaklığı azaltmak amacıyla borç verme faizlerinin bu aşamada 50 baz puan indirilmesine karar vermiştir.”

Döviz piyasaları

Toplantıda, döviz piyasalarındaki gelişmelerin de detaylı bir şekilde değerlendirildiği ifade edilen Kurul açıklamasında, bu dönemde döviz likiditesinin sürekliliğinin önemli olduğu, bu nedenle Merkez Bankası’nın,
imkanları ölçüsünde öncelikle bankacılık sisteminin döviz likiditesini destekleyecek önlemlere odaklanması gerektiği ve bu doğrultuda döviz depo piyasası işlem limitlerinin artırılmasının yararlı olacağının vurgulandığı
kaydedildi.

Ayrıca, gerekli görüldüğünde diğer önlemlere de başvurulabileceği hususunda mutabık kalındığı ifade edildi.

Merkez Bankası’nın, uluslararası piyasalardaki çalkantının Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmaya devam edeceği belirtilen açıklamada, bundan sonraki politika kararlarının büyük ölçüde küresel piyasalardaki gelişmelere ve bunların yurt içine yansımalarına göre şekilleneceğine dikkat çekildi.

Enflasyon görünümüne ilişkin açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin, Kurul;un geleceğe yönelik duruşunu değiştirmesine neden olabileceği de önemle vurgulandı.

Para Politikası Kurulu Toplantı özeti sekiz iş günü içinde yayımlanıyor.

Faiz kararları

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 20 Temmuz 2006′daki toplantısında faiz oranlarını 0.25 puan artırmış, 24 Ağustos, 26 Eylül, 19 Ekim, 23 Kasım, 21 Aralık 2006 ve 16 Ocak 2007, 15 Şubat, 15 Mart, 18 Nisan, 14 Mayıs, 13 Haziran, 12 Temmuz ve 14 Ağustos 2007′de yaptığı olağan toplantılarında kısa vadeli faiz oranlarını değiştirmemişti.

Kurul, 13 Eylül 2007′deki toplantıda 13 ay aradan sonra kısa vadeli faiz oranlarını 0.25 puan indirmiş ve böylece gecelik borçlanma faizi yüzde 17.50′den yüzde 17.25′e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22.50′den yüzde 22.25′e çekilmişti.

Geçen yıl ekim, kasım ve aralık ayındaki toplantılarında 0.50 ile 0.75′şer puan indirim kararı alan kurul, gecelik faizi yüzde 15.75′e düşürdü.

Kurul, bu yılın ocak ayındaki toplantısında aldığı kararla, kısa vadeli faiz oranlarını 0.25 - 0.50 puan arasında düşürmüş ve gecelik faizi 15.75′den 15.50′ye, takiben şubattaki toplantısında da 0.25 puan düşürerek faizi 15.25′e çekmişti.

Para Politikası Kurulu, bu yıl mart ve nisan ayındaki toplantılarında ise faiz oranlarında değişiklik yapmadı ve yüzde 15.25 olan gecelik faiz oranı ve yüzde 19.25 olan borç verme faiz oranını sabit tuttu.

Mayıs ayında kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0.50 puan artırdı ve yüzde 15.25 olan gecelik faiz oranını yüzde 15.75′e ve yüzde 19.25 olan borç verme faiz oranını da yüzde 19.75′e çıkardı.

Haziran ayında kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0.50 puan artırdı ve yüzde 15.75 olan gecelik faiz oranını yüzde 16.25′e ve yüzde 19.75 olan borç verme faiz oranını da yüzde 20.25′e yükseltti.

Kurul, temmuz ayında, gecelik borçlanma faiz oranlarını 0.50 puan daha artırdı ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16.25′ten yüzde 16.75′e yükseltti, borç verme faiz oranını yüzde 20.25 düzeyinde sabit tuttu. Kurul, ağustos ve eylül aylarında yaptığı toplantılarda kısa vadeli faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi.

Kriz ING Bank’ı da vurdu

Salı, Ekim 21st, 2008

Küresel mali kriz bankacılık devlerini sarsmayı sürdürüyor. Hollanda hükümeti, mali kriz içinde bulunduğu bildirilen ING bankasına 10 milyar euro’luk devlet desteği sağlayacak.

ING bankasına para aktarılmasına ilişkin anlaşmaya Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve ING arasında tüm gün süren görüşmeler sonunda varıldığı açıklandı.

Hollandalı yetkililer kararın bankanın parasal durumunu güçlendirmek amacıyla alındığını bildirdi.

Kararın bankanın batma noktasına geldiği ve kurtarılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği de belirtildi.

Hükümetin bu kararıyla ING bankası Hollanda’da 9 Ekim’de ayrıldığı bildirilen 20 milyar euro’luk özel fondan yararlanan ilk finansman kuruluşu

Piyasalar önlemlerden memnun

Salı, Ekim 14th, 2008

Uluslararası piyasalardaki güven bunalımının, ABD ve AB ülkelerinin peşpeşe aldığı önlemlerle kısmen giderilmesiyle piyasalar toparlanma eğilimine girdi.

Yeni haftaya dün alıcılı bir açılışla başlayan endeks 30.000 seviyesini test etmiş ancak geçememişti.

Bu seviyenin geçilmesinin, teknik olarak kısa vadeli hareketin devamı ihtimalini artıracağını savunan uzmanlar, bu nedenle dün olduğu gibi bugün de 30.000 seviyesinin, yukarı hareketin devamı için takip edileceğini belirtiyor.

Bu seviyenin geçilmesi halinde sırasıyla 31.300-32.400-33.000 seviyelerinin direnç olarak takip edileceğini vurgulayan uzmanlar, 28.400-28.000′in de destek olduğunu kaydediyor.

ABD’den sonra AB ülkelerinin de mali sistemde kamulaştırma operasyonları ve likidite destekleri, panik havasını dağıttı ve borsalar yüzde 10′un üzerinde artışlar gösterdi.

Dış piyasalarda yaşanan olumlu gelişmelerin bugün İMKB’de de kendisini gösterdiği ve aşırı satış bölgesinde olan endeksin yukarı yönlü bir seyir izlediği gözleniyor.

İMKB’DE SON DURUM

Dün 466.01 puan ve yüzde 1.64′lük artışla 28.961,94 puandan kapanan İMKB Bileşik Endeksi, bugünkü 1′inci seansa 1.913,66 puan ve yüzde 6,61′lik artışla 30.875,60 puandan başladı.

Bu yüksek açılışın ardından düşen endeks 30.114,07 puana kadar geri geldi. Alımlarla 30.350-30.400 puan aralığında dengelenen endeks bu seviyelerde yatay seyre girdi.

Endeks, seansın 1 saat 15 dakikalık bölümünü, önceki ikinci seans kapanışına göre 1.469,62 puan artarak 30.431,56 puandan geçti. Hisse senetleri bu seviyede ortalama yüzde 5.07 değer kazandı.

İlk bölümde işlem hacmi ise 606.2 milyon YTL olarak gerçekleşti.

Tahvil - Parite - Döviz

İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem gören 23 Haziran 2010 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemleri, basit getiride yüzde 21.34, bileşik getiride yüzde 19.99 seviyesinde bulunuyor.

Bankalararası piyasada dolar kotasyonları alış ve satışta 1.3750 YTL ile 1.3820 YTL aralığındaki işlem görüyor.

Uluslararası piyasalarda euro-dolar paritesi 1.3658 düzeyinde seyrediyor.

Kapalıçarşı’da döviz…

İstanbul serbest piyasada dolar 1.3780 YTL, , euro 1.8900 YTL’den güne başladı.

Kapalıçarşı’da 1.3700 YTL’den alınan dolar 1.3780 YTL’den satılıyor. 1.8800 YTL’den alınan euro’nun satış fiyatı ise 1.8900 YTL olarak belirlendi.

Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1.3970 YTL, euro’nun satış fiyatı ise 1.9020 YTL olmuştu.

ASYA BORSALARI

Tokyo Borsası, günü yüzde 14′den fazla artışla kapattı. Borsanın temel göstergesi Nikkei Endeksi, 1.171,14 puan artarak 9.447,57 puan oldu. Böylece, Nikkei Endeksi puan bazında Ekim 1990′dan bu yana en fazla yükselişini kaydetti.

Borsada, Toyota Motor’un hisseleri yüzde 15.5, Honda Motor’un yüzde 17.8, Sony’nin yüzde 16.8 ve Canon’un yüzde 16.1 arttı.

Tokyo Borsası’nda banka hisseleri de yükseldi. Sumitomo Mitsui Financial Group’un hisseleri yüzde 16.9, Morgan Stanley’in yüzde 21 hissesini 9 milyar dolara satın alan Mitsubishi UFJ Financial Group Inc’in hisseleri de yüzde 14.1 arttı.

Hong Kong’da borsa yüzde 4.4 artarken, Güney Kore’de yüzde 5, Filipinlerde’de yüzde 7 ve Endonezya’da yüzde 6 ve Tayvan’da yüzde 5.4 değer kazandı.

Avustralya’da hükümetin 10.4 Avustralya doları (7.4 milyar dolar) enjekte etme planı üzerine borsa yüzde 3.7 oranında artış gösterdi. Yeni Zelanda’da da ise borsa yüzde 5.99 arttı.

AMERİKAN BORSASI

New York Borsası dün tarihi bir rekora imza attı. Dow Jones Sanayi Endeksi, 936.42 puan bir başka değişle yüzde 11.08 puan arttı. Böylece, Dow Jones Endeksi puan bazında şimdiye kadarki en büyük bir günlük kazanımını sağladı. Endeks, ayrıca 15 Mart 1933′den bu yana en büyük yüzdelik kazanımı da elde etti.

Nasdaq Teknoloji Endeksi de 194.75 puan bir başka değişle yüzde 11.81 artarak 1.844,25 puan oldu, böylece Ocak 2001′den buyana bir günlük en büyük artışı kaydetti.

Japonya’nın en büyük bankası Mitsubishi UFJ Financial’ın ABD’li Morgan Stanley’e 9 milyar dolarlık yatırımını tamamlaması sonrası Morgan Stanley’in hisseleri yüzde 87 arttı.

General Motors’un Chrysler ile birleşme görüşmeleri sürdürüyor olmasının ardından da General Motors’un hisseleri yüzde 33.1 yükseldi.

Teknoloji hisseleri de dün artış gösterdi. Apple’ın hisseleri yüzde 13.9, Microsoft’unkiler ise yüzde 18.6 arttı.

Ham petrol fiyatlarının yüzde 4.49 artışının ardından enerji şirketlerinin hisseleri de değer kazandı. Exxon Mobil’in hisseleri yüzde 17.2, Chevron’un hisseleri ise yüzde 20.9 yükseldi.

Dün Brezilya’da Wespa Endeksi yüzde 14.66 değer kazanırken, Meksika Borsası’da yüzde 11.01 artış gösterdi.

AVRUPA BORSALARI

Londra’da borsa güne yüzde 2.65, Paris CAC 40 Endeksi yüzde 2.15 Almanya’da DAX Endeksi de yüzde 1.44 yükselişle başladı.

Avrupa’da bankaların hisse senetleri yükseldi

ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin bankacılık sektörüne ilişkin aldığı kararlar ardından bankaların hisse senetleri yükseldi.

Cuma günü kapanışta 5 yılın en düşük seviyesine inen Dow Jones’in Avrupa Banka Endeksi bu sabah saatlerinde yüzde 4.1 artarak 237.4 puana çıktı.

UBS, Societe Generale ve Danske Bank’ın hisse senetleri yüzde 8′in üzerinde, Barclays, Deutsche Bank, UniCredit ve Credit Suisse’in hisse senetleri yüzde 5 oranında arttı.

Almanya’da Frankfurt Borsası’nda Dax Endeksi yüzde 3.4 arttı. Hisse senetleri değeri finans kuruluşlarından Hypo Real Estate’nin yüzde 30, Commerzbank’ın yüzde 15 ve Deutsche Bank’ın yüzde 13 ,endüstri şirketleri Thyssen Krupp’un yüzde 13, Siemens’in yüzde 5.3 yükseldi.

Rusya borsası açıldı ve bir saat ara verildi

Rusya borsasında, Asya ve ABD piyasalarının da yüksek açılmasına paralel olarak açılışta MICEX Endeksi’nin yüzde 11,2 artması üzerine işlemlere bir saat ara verildi. RTE Endeksi de yüzde 6.4 arttı.

TMSF krizi takip ediyor

Perşembe, Ekim 9th, 2008

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), küresel mali krizi yakından takip ediyor. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, kriz karşısında alternatif senaryolar hazırladıklarını söyledi.

CNN Türk’te yayınlanan Eğrisi Doğrusu programına katılan TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, küresel finansal krizin Türkiye’ye etkisini değerlendirdi.

Küreselleşme süreci ile finans sektöründe yaşanan krizin önce yok sayıldığını, sonra küçümsendiğini, şimdi ise ciddi tedbirler alma ve hiçbir kurumu kendi kaderine bırakmama dönemine girildiğini kaydeden Ertürk, söz konusu sürecin Türkiye’ye de etkileri olacak bir süreç olduğunu vurguladı.

Finansal krizi yönetme becerisi anlamında ABD ile Avrupa arasında farklılıkların ortaya çıktığını ifade eden Ertürk, şöyle konuştu:

“ABD başından beri daha proaktif davranarak hızlı kararlar aldı. Avrupa ise krizin Avrupa’ya etkilerini küçümseyerek ve ‘bize bir şey olmaz’ diyerek başladı. AB ilk defa böyle bir krizle karşı karşıya kaldı. Maalesef AB’nin ortak mekanizmaları burada işlememeye başladı.

Ortak mekanizmalardan karar çıkmayınca da ulusal otoriteler kendi kararlarını üretmeye başladı, bu defa da ortaya bir karmaya çıktı. Bir de aynı para birimi ve neredeyse tek piyasaya haline gelen bir kıtada ülkelerin kendisine avantaj sağlayacak bir karar almasının piyasanın tümüne zarar veren bir etkisi oldu. Şimdi bunlar görülmeye başlanınca Avrupa’da da artık ortak kararlar üretilmeye başlandı.”

Bugün Avrupa’da da ABD’de de artık hiçbir bankanın kendi kaderine terk edilmediğini ve ulusal bir sahiplenme duygusuyla hareket edildiğini belirten Ertürk, bu sürecin Türkiye’ye de olumlu yansıyacağını söyledi.

“Gelişmeler günü gününe izleniyor”

Küresel ekonomi ve finans sektöründe yaşanan gelişmelerin tüm kurumlar tarafından günü gününe, hatta saatlik ve anlık izlendiğini ifade eden TMSF Başkanı, yurtdışında alınan bir kararın yansımalarının ne olduğunu çok yakından izlediklerini vurguladı.

Bütün ekonomi birimlerinin alternatif hareket planları bulunduğunu belirten Ertürk, “Şu anda rahatlıkla söyleyebilirim ki krizin başından beri Türkiye belki bir artı değerini keşfetti. Daha önceki yıllarda bu krizin söylentileri bile Türkiye’deki dengeleri altüst etmeye yeterken, bugün 1-1.5 seneye yakın bir süredir kriz konuşuyoruz ama Türkiye kendisini bu anlamda koruyabildi” diye konuştu.

Bankacılık ve diğer finans kurumlarının kendini koruduğunu ve söz konusu krizin yatırımların azalması, durgunluk gibi reel ekonomiye bazı yansımaları bulunduğunu kaydeden Ertürk, fakat Türkiye’nin bu sorunlara alışkın olduğunu kaydetti.

Ertürk, şöyle konuştu:
“Her türlü gelişmeyi izliyoruz. Şu anda bankacılık sisteminde, finans sektöründe olağan dışı bir gelişme yok. Her şey kontrol altında. Ama bunu ben bir rehavet anlamında söylemiyorum. Bu dönem hepimizin tetikte olması gereken, gelişmelerin an be an izlemesi gereken bir dönemdir.

Biz bunu yapıyoruz, banka otoriteleri, BDDK ve tüm ekonomik birimler bunu yapıyor. Şu anda yerli, yabancı her banka tek tek sistem çalışıyor. Olağan dışı herhangi bir şey yok. Bankalarla bir şekilde ilişkisi olan mevzuat sahibi, kredi kullanan, bankacılık işlemi yapan, ticari işlemler yapan herkesin de bu anlamda rahat olması gerekiyor.”

Yabancı bankalar

Türkiye’de bankacılık sektörü içinde yer alan yabancı bankaların yerli bankalardan otorite yönünden hiçbir farkı olmadığını, bankacılık sektöründeki tüm kuralların yerli ve yabancı için aynı olduğunu vurgulayan Ertürk, yabancı bankaların bir tek sermaye anlamında yabancılığının söz konusu olduğunu kaydetti.

Türkiye’deki bankaların bilanço yönünden çok güçlü olduğuna işaret eden Ertürk, “Türkiye’de bankalar sağlam, finansal yapıları güçlü ve herhangi bir risk taşımıyor. Bu anlamda uluslararası krizin gösterdiği veya onu tetikleyen riskler Türkiye’deki bankalarda yok” dedi.

Bankalardaki mevduata verilen 50 bin YTL’lik sınırın artırılmasına da gerek olmadığını ifade eden Ertürk, aslında dünyada da buna çok şiddetli ihtiyaç olmadığını, zaten birçok ülkenin mevduata verilen garantiyi artırdıktan sonra yeni kurtarma planları ortaya çıkardığını söyledi.

IMF ile Türkiye ilişkileri

IMF ile Türkiye arasında ihtiyacı bir stand by anlaşması yapılıp yapılmaması gerektiği yönündeki sorular üzerine Ertürk, şunları kaydetti:

“IMF çıpasının belki bu krize kadar önemli bir anlamı vardı. Ama bu krizde gördük ki IMF bu krizin hiçbir tarafında değil. Sadece demeç veren tarafında var. Bana göre artık bu bir inanç meselesi.

Türkiye’deki aktörler veya Türkiye’ye yatırım yapmış yatırımcıların ben artık IMF çıpasına geçmişte olduğu kadar değer atfettiklerini zannetmiyorum. Aslında IMF çıpası, Türkiye riski almış yatırımcı için bazı akıllı politikaları oluşturmanın garantisini oluşturmaydı. Şimdi bu garantilerini siz kendiniz de verebiliyorsanız, bu bir çıpadır.”

SPK’dan yeni düzenlemeler

Pazar, Ekim 5th, 2008

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), aracılık faaliyetlerine ilişkin bazı tebliğlerde değişikliğe gidecek.

SPK Başkanı Turan Erol, aracılık faaliyetlerini yakından ilgilendiren ve en kısa zamanda yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmesi planlanan düzenlemelere ilişkin bilgi verdi.

Buna göre, aracı kurumların beklenmedik durumlarda uygulayacakları önlemleri iç prosedür olarak yayımlamalarına ilişkin düzenlemeler son aşamaya geldi.

SPK’nın “Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ”de yapılacak değişikliklere ilişkin çalışmalar son aşamaya geldi. Söz konusu değişiklikle, aracı kurumların asgari olarak bulundurmaları gereken yazılı prosedürler arasına “acil ve beklenmedik durum planı” da eklendi.

“Beklenmedik durum” ifadesi, afetlerden ekonomik krizlere kadar geniş bir yelpazede tanımlanıyor.

Yapılan değişiklikle, özellikle Amerika’da 11 Eylül sonrasındaki gibi durumlarda, aracı kurumların işletim, kayıt, yedekleme ve müşterilerle iletişim sistemlerinde ortaya çıkması muhtemel aksaklıkların yaşanması durumunda kullanılacak alternatif yöntemlerin önceden ortaya konması hedefleniyor.

Turan Erol, söz konusu değişikliğin uygulamaya konmasıyla, “aracı kurumların, acil ve beklenmedik durumlarda müşterilerine, diğer aracı kurumlara, piyasa katılımcılarına ve üçüncü taraflara karşı olan yükümlülüklerini yerine getirme koşullarını, yöntemlerini ve prosedürlerini ortaya koyacak olan Acil ve Beklenmedik Durum Planı ile iş akış prosedürlerini oluşturmalarının zorunlu hale getirileceğini” bildirdi.

Erol, bu çerçevede, olağanüstü bir durum ve felaketle karşılaşan aracı kurumların ciddi mali kayıplar yanında, itibar, müşteri ve pazar kaybı sorunları ile karşılaşmamaları, beklenmedik bir duruma karşı hazırlıklı olmayı ve organize hareket etmeyi planlamalarının amaçlandığını kaydetti.

Kamuya açıklanacak davaların kapsamı genişletiliyor

SPK, aracı kuruluşların kamuyu aydınlatma yükümlülüklerinde kamuya açıklanacak davaların kapsamını genişleten tebliğde de değişikliğe gidecek.

Değişikliğin uygulamaya girmesiyle, özel hukuk davalarının yanı sıra vergi ve benzeri kamu davaları da kamuya açıklanacak. Bu çalışmayla, aracı kurumların vergi problemleri nedeniyle mali yapılarının sıkıntıya düşmesi durumunda önceden yatırımcıların bilgilendirilebilmesi hedefleniyor.

SPK Başkanı Erol, söz konusu tebliğle aracı kuruluşlar tarafından “Kamuyu Aydınlatma Formu” düzenlenmesinin öngörüldüğünü ve bu formlar aracılığıyla faaliyetlerini sürdüren aracı kuruluşların hukuki ve mali durumları hakkında yatırımcıların bilgilendirilmesinin amaçlandığını söyledi.

Söz konusu tebliğin ekinde yer alan “Aracı Kurumlar Tarafından Düzenlenecek Kamuyu Aydınlatma Formu” ve “Bankalar Tarafından Düzenlenecek Kamuyu Aydınlatma Formu”nda yer verilmesi gereken bilgiler arasında, aracı kurumların mali yapısını etkileyebilecek özel hukuk davaları ile bankaların sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan özel hukuk davalarının yer aldığını ifade eden Erol, “yapılması planlanan değişiklikle yalnızca özel hukuk davaları değil, aracı kurumların mali yapısını etkileyebilecek tüm davalar ile bankaların sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan tüm davalarının kamuya açıklanmasının sağlanması hedefleniyor” diye konuştu.

Aracı kurumlarda görev yapacak müfettişler

Bu arada, aracı kurumlarda müfettiş olarak görev alacak kişilerin sahip olması gereken niteliklerde de değişiklik yapılacak.

Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 16. maddesinde yapılması planlanan değişiklikle, aracı kurumlarda müfettiş olarak görev yapacak kişilerin yüksek öğretim kurumlarının “iktisat, işletme, kamu yönetimi, muhasebe, maliye ve hukuk” alanlarının birinden mezun olmaları şartı kaldırılacak. Alan şartı kaldırılmakla birlikte SPK lisans belgesine sahip olma ve 3 yıllık tecrübe yükümlülükleri devam edecek.

SPK Başkanı Erol, yapılması planlanan bu değişiklikle, uygulamada özellikle bilgi teknolojileri denetimi alanında diğer bölüm mezunlarına duyulan ihtiyacın karşılanmasının amaçlandığını söyledi.

Erol, bu değişikliğinin temel felsefesinin müfettişlerin eğitim, bilgi ve becerilerine ilişkin olarak aranacak özel koşulların aracı kurumların iç kontrol prosedürlerinde belirlenmesi olduğunu sözlerine ekledi.


Bilim ve Teknoloji Dünya Ekonomi Kültür Sanat Sağlık Spor Türkiye Yaşam
Link Değişimi: abiye - evden eve nakliyat - - evden eve nakliyat - - islami sohbet dini sohbet bayanlarla sohbet - film izle film fragmanları - IRCForum - ilginç tasarımlar - --- forum - turkish girls - turkish delight - Lig tv İzle - ünlüler frikik - Liseli Kızlar - diziler - seks porno izle - Melekler Korusun - Gece Gündüz - üniversite li yozgatlılar -